ne2 rt1

AKAY CEMAL - KIBRIS GAZETESİ HABER 01/02/2012

AKAY CEMAL - KIBRIS GAZETESİ HABER 01/02/2012

Written by Sema Monday, 12 March 2012 13:26 PDFPrintE-mail

Kıbrıs Gazetesi
AKAY CEMAL

Küresel ekonomik krizin dünya ülkelerini etkilediği bir dönemde, hükümetlerin yanı sıra, sektörler ve kurumların da kendi içlerinde bir takım önlemler alma zorunluluğu vardır.
Çağa ayak uydurmadan, dünya koşullarını iyice değerlendirmeden atılan adımlar, çoğu kez başarısızlığa mahkûmdur. Devlet desteği kaçınılmaz olsa da, ehil yöneticiler elinde kurumların başarıyı yakalama şansı her zaman daha fazladır.
2011, KKTC açısından her şeye rağmen olumlu artıları olan bir yıl olarak geride kaldı. Ancak 2012 yılının zor bir yıl olacağını daha başlangıçta vurgulamıştık… Özellikle turizm sektöründe olumlu gelişmeler yaşanırken, bu yıl da devam etmesi temennisinde bulunulmuştu.
Örneğin Kıbrıs Türk Otelciler Birliği Yönetim Kurulu Üyesi ve Basın Sözcüsü Tijen Apakgün, sömestr tatilinde otellere ilginin az olduğunu söyledi, kış turizminin istenilen düzeyde olmadığını kaydetti.
Geçen yılın ocak ayındaki doluluk oranları dikkate alındığında, özellikle küçük otellerin doluluklarının 1 yılda yüzde 72 oranında artış gösterdiği ve yüzde 11’den yüzde 19’a çıktığı ifade edilirken, 5 yıldızlı otellerdeki doluluğun ise geçen yılın aynı dönemine göre değişmediği ve yüzde 42 düzeyinde gerçekleştiği ifade edildi.
Küçük otellerin doluluk oranlarının artması ve 5 yıldızlı, yani casinolu otellerin de yüzdelilik oranlarını koruması tatminkâr diye nitelenebilir.
Her ne kadar oranlar memnuniyet verici derecede olmasa da, geçmiş yıllar dikkate alındığında yine de şükretmek gerek…
Peki; turizmin önemli bir parçası olarak bilinen restoranlar ne durumda?..
‘Her şey dahil’ gibi ‘Antalya usulü’ tanıtımlara meyleden ve üstelik de casinosu olan oteller, restoran sektörüne nasıl bakıyor veya restorancılar onlara nasıl bakıyor?..
Bunlar son derece önemlidir. Bazı casinolu oteller ‘Dombula’ bile oynatmaya başladı. Bölge halkını oralara çekebilmek için envai türlü reklam yapmaktalar. Casinoya girdikten sonra yemeler içmeler gırla… Onlar ayrı mesele…
Elbette bir amaç uğruna yapılmaktadır bu tanıtım ve reklamlar…
KKTC vatandaşına giriş yasağı varmış, falan, hepsi de hikaye…
Her neyse; biz otellerle restorancıları kapıştırmak istemiyoruz. Ancak kısa adı Res-Bir olan Kıbrıs Türk Restorancılar Birliği’nin de haklı istekleri bulunmaktadır. Res-Bir yöneticileri diyor ki, elektrik tarifesi, teşvik ve muafiyetlerin restoranlara da tanınması gerektiğine işaret ederken, “iç piyasada yapılan reklamlar, girişimler, cazip fiyata yemek vermeleri restorancılık sektörünü çok köstü yönde etkilemekte ve büyük bir haksız rekabet oluşturmaktadır” diyorlar.
Res-Bir’’in açıklamasında “Res-Bir Yasasının uygulanması çerçevesinde Yönetim Kurulunun polise Res-Bir üyesi olmayan restoranlar ile ilgili yapmış olduğu şikayetler, ayrıca otel casinolarına girmeleri yasak olan yerli halkın ve çalışma izni olanların girişlerinin önlenmesi ile ilgili yapılan şikayetlerde işlem başlatılmaması anlaşılır değildir “ deniliyor.
Esasında restoranlar da turizmin bir parçası… Çünkü ülkeye gelen turistler mutlaka bir restorana oturup Kıbrıs tadını çıkarmanın keyfini yaşamak istiyorlar. Kabul etmek gerekir ki, her ülkede olduğu gibi burada da kaliteli restoran olduğu gibi, nice kalitesiz restoranlar da mevcuttur. Mahalle aralarında öyle lokantalar, öyle büfeler var ki, çoğu dostlar başına… Belediyenin sağlık ekipleri denetlemeye çalışsa da, nereye kadar?..
Aralarında bir rekabettir, bir fiyat düşürmedir gidiyor. Ama kalite?..
Kısacası tanınmış restoranları bir çatı altında toplayan Kıbrıs Türk Restorancılar Birliği (Res-Bir) bu işlerin bir an önce düzene sokulması ve karmaşıklığın ortadan kaldırılmasını istiyor. Her türlü haksız rekabetin kendilerini olumsuz etkilediğine dikkat çeken Res-Bir yöneticileri, turizmde söz sahibi bir örgütün daha fazla ciddiye alınması gereğinin altını çiziyor.
Otuz bin işletmenin yer aldığı bu ülkede en fazla batanların restoranlar olduğu dikkate alındığında, bu alana bilenin de bilmeyenin de el attığı ve denetimden uzak kalındığı gerçeği ortaya çıkmaktadır.
Bir bakıyorsunuz, ana cadde üzerinde bir büfe… Her üç ayda bir el değiştiriyor. Nedendir?..
İşte restorancıların geldiği nokta da budur. Ancak abur cubur değil, müşterinin ihtiyacını giderebilecek, memnun bırakacak, turiste Kıbrıs damak tadının keyfini çıkarttıracak restoranlardan söz ediyoruz. Res-Bir üyesi restoranlardan…
Örneğin bir doktor, Kıbrıs Türk Tabipler Birliği’ne üye olamazsa, çalışamaz, klinik açamazsa, restorancılıkta da benzeri bir uygulama olması gerekmez mi?.. K.T. Mühendis ve Mimar Odaları Birliği’ne üye olmayan bir mühendis ve mimarın şansı sıfırdır. Res-Bir de bu konuma getirilemez mi?..
Niye olmasın?..
Hükümet edenlerin de turizmin itici sektörlerinden biri olan bu restoranlar olayına daha değişik gözle ve biraz daha ciddiyetle bakmaları, öyle inanıyoruz ki, bu ülkeye çok şeyler kazandıracaktır.